UlkuGulu.Hareket-Forum.Net
Ülkü Gülü Forum Sitesine Hoşgeldiniz

Sitemize üye olarak sizlerde paylaşım yapabilir, sitemizin sosyal faaliyetlerinden haber alabilirsiniz.

Üye iseniz Lütfen Üye Adınızla giriş yapınız

UlkuGulu.Hareket-Forum.Net

ÜLKÜGÜLÜ | UlkuGulu.com | facebook.com/UlkuGuluyuz
 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ~~GÖNÜL HUZURU~~

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
KIZIL ELMA
Yetkili Asena
Yetkili Asena
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 1196
Doğum Tarihi Doğum Tarihi : 04/03/86
Yaş Yaş : 31
Nerden Nerden : ANTALYA
İsim İsim : FATMA
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 06/02/09

MesajKonu: ~~GÖNÜL HUZURU~~   C.tesi 31 Tem. 2010 - 8:08

Gönül Huzuru,

Gönül huzuru, yerlere göklere sığmayan Yüce Rabbin mümin kulunun gönlüne sığmasıdır (Keşfu’l Hafâ, II, 2256)


Gönül huzuru, kulun Allah’ın hikmet, kudret ve sanatını görüp, binbir
tecellîsini düşünerek niyetlerini, hâllerini düzeltmesidir(İsrâ, 44) Her
şeyin Allah’ı tesbih ettiği bu âlemde varlıkların kendi dillerindeki
tesbihini hissetmesi ve duymasıdır


Gönül huzuru, kalb-i selime ermek ve huzur hâline varmaktır


Gönül huzuru, nisyân ve gafletin tesikurtulmak, zikirle Hakk’a
ermektirHer ne yana bakarsa Allah’ın kudret eserlerini görmektirGönül,
arş-ı Rahman’dır Gönül huzuru o arşı zararlı şeylerden korumaktır
(Dârimi,Büyü, İbn-i Hanbel, IV, 238)


Gönül huzuru, tene ve bedene aid arz ve istekleri, hatta dünya peşinde
koşturan aklı,Hz.muhammed (s.a.v) nin yolunda kurban etmektir


Gönül huzuru, Allah’ı görüyormuşçasına kulluk bilincine ermek, her ne
kadar biz O’nu görmüyorsak da O’nun bizi gördüğü inancıyla yaşayarak
kalp huzuruna, sukunete ermektir (Buhari, İman, 37; Müslim, İman, 57)


Gönül huzuru olanca cazibesiyle insanı kendine çağıran dünyaya karşı;
“Ben Allah’tan korkarım ve O’na sığınırım” diyebilmektirGönül huzuru;
Rabbimizin ribat emriyle (Al-i İmran, 200) cihan mülkünü her türlü maddî
düşmandan korur gibi can ve gönül mülkünü, nefs ve şeytanın sinsi
düşmanlıklarından korumaktır


Gönül huzuru; “Her nereye yönelirsen Allah oradadır” (Bakara, 115) “Her
nerede olursanız olun Allah sizinle beraberdir”(Hadid, 4) ayetleri
mucibince, zaman ve mekândan uzak bir surette her an ve her mekânda
Allah ile olmak, O’nun zikriyle dolmak ve kalb ile zikirden kalp huzuru,
sükûnet bulmaktır


Gönül huzuru; ne servette, ne şöhrette ne de şehvettedir


Gönül huzuru, gönül zenginliğindedir Karun kadar zengin olup veremeyen
ve verdiğinde bedeninden bir parçanın koparıldığını hisseden insanın
gönlü, ıstırap ve sıkıntı içindedir Herkesçe tanınmak ve şöhrete ermek,
tek başına gönüle sadece yüktür Bu yükü kaldıramayan şöhret sahiplerinin
gözünde hayat anlamsızlaşmaktadır Şehvetin esiri, sadece nefsanî
duyguları için yaşayan insan ise doyumsuzdur Çünkü maddî nimetlerden
doyuma erenlerde yeni açlıklar başlar Onlar doyurulup tadılacak bir şey
kalmayınca da hayat anlamını yitirir Bu yüzden gönül huzuru; nefsi
sınırsız hazlarla doyurmak değil, yaptıklarından haz alabilmektir
Özellikle başkalarıyla paylaştığı zamandan, mekândan ve imkandan tat
alabilmektir Sevmek ile vermek arasındaki ilgiyi görerek sürekli
vermektir


Gönül huzuru, dünyanın elem, sıkıntı,nimet, kaza ve belalarına karşı
sabır, şükür ve rıza binitlerine binip yol almaktır Nitekim İbrahim
Ethem, yaya olarak hacca giderken binitli bir bedeviye rastlar Bedevi
kendisine: “Nereye gidiyorsun?” diye sorar, İbrahim Ethem: “Kabe’ye”
deyince: “Böyle binitsiz yaya hâlinle mi?” der bedevi İbrahim Ethem der
ki: “Ben yaya değilim Benim, senin görmediğin bir takım binitlerim var
Meselâ, bir sıkıntıya düşünce sabır binitim var, ona binerim Bir nimete
erince şükür binitim var, ona binerim Bir kaza ve belâya uğrayınca rıza
binitim var, ona binerim Başladığım işi tamamlarken tevekkül binitim var
ona binerim” Bedevi bu arifane cevaplar karşısında şaşkına döner ve der
ki: “Efendi meğer yaya olan sen değil, benmişim”


Gönül huzuru; Allah’a güvenmektir Bu güven O’nun bize kâfi olduğuna ve
güzel bir vekil olduğuna inanarak güvendir Yoksa günde kırk defa
namazlarda “Ancak Sana kulluk eder, ancak Sen’den yardım dilerim” deyip
(Fatiha, 4) hâlâ ondan bundan medet ummak, yardım ve destek beklemek
değildir Gönlündeki dünyevî mabudlara yönelmek hiç değildir


Gönül huzuru; takdire boyun eğmektir Bununla birlikte tedbiri elden
bırakmamaktır Evet tedbir, takdiri bozmaz ama hiç olmazsa insanın
gönlünde “Şöyle yapsaydım böyle olmaz mıydı acaba?” vesveselerini
ortadan kaldırır


Gönül huzuru; nefsin ve şeytanın istikbal endişelerine, Hakk’a
teslimiyetle pabuç bırakmamaktır Allah’ın keremine güvenip tevekkül ile
çalışmaktır Kainatta zerreden küreye varıncaya kadar herkesin ve her
şeyin ihtiyacını ve rızkını veren Allah’ın kendisini de aç
bırakmayacağına güvenmektir


Gönül huzuru; bir yandan dünya işleri ile meşgul iken, diğer yandan
Allah’ın Kur’an’da övdüğü, “Hiçbir alış-verişin; dünyevî meşguliyetin
Allah’ın zikrinden alıkoymadığı erler vardır”(Nur, 37)ayetiyle
anlattığı, el-kârda gönül yârda duygusuna ermiş kimselerden olmaktır


Gönül huzuru; gönüle Hakk’ı hâkim kılmaktır Gönül tahtına sultan olarak
Hakk’ı koymaktır O’nun dışındaki sevgileri asla Allah sevgisinin üstüne
çıkarmamaktır Nitekim denilmiştir ki: Bir gönülde iki sevda olmaz Kimi
Mecnun kimi Leyla olmaz


Gönül huzuru, başkalarının kusurlarıyla meşgul olmak yerine kendi
ayıplarıyla uğraşmak ve onları tashih ve tamire çalışmaktır Çünkü
insanın gücü ancak kendisine yeter


Gönül huzuru; insanları ve eşyayı olması gerektiği gibi değil, olduğu
gibi kabul etmektir Değişmek gerektiğinde önce kendinden başlamaktır


Gönül huzuru; dertlinin derdine koşmak, insanların acısını, sancısını
paylaşmak, sevinç ve neşesine katılmak, mutluluğuna ortak olmaktır


Gönül huzuru; insanın kendini düşünmesi, kendisi için yaşaması, lüks
şeyler tüketmesi değil; en az kendisi kadar başkalarını düşünmesi,
başkaları için yaşaması, aile fertleri, yakınları, dostlarıyla lokmasını
paylaşmasını bilmesidir


Gönül huzuru; “Altta kalanın canı çıksın, vur patlasın, çal oynasın!”
anlayışının egemen olduğu günümüzde “Ben hayatımı yaşarım, başkası beni
bağlamaz” duygusuyla değil, “Dünyanın gidişatından ben sorumluyum”
“Doğu’da ve Batı’da ayağına diken batan kardeşimin acısı beni incitir”
diyebilmektir


Gönül huzuru; sinenin sâf olmasıdır Yıkık gönüller yapmaktır, gönül inşa etmektir Nitekim Yûnus der ki:


Gönül yapmak Halilim Kabe bünyad etmekten yeğdir


Dil-i mahzunu şâd etmek Kul azad etmekten yeğdir


Derviş kazan, ye yedir Bir gönül ele getir



Yüz Kabe’den yeğdir Bir gönül ziyareti



Gönül huzuru, gönül yıkmak değildir Çünkü yıkık ve yufka gönüllere
dokunmak vebâldir Fukara gönlüne her kim dokuna Dokuna sinesi Allah
okuna Gönül huzuruna ermenin iki yolu vardır Bir; kalbi zarîf ince ve
hassas ilahî sevgi çiçeklerine yol vermeyen ayrık otu niteliğindeki
hoyrat dünya sevgisinden arındırmaktır Kur’an buna “Tezkiye” diyor
Peygamberlerin görevlerinden biridir tezkiye


Gönül huzuruna ermenin diğer bir yolu, ayrık otundan temizlenen gönlü,
düzgün bir ibadet, taat ve hasbi hizmet duygularıyla bezemek; böylece
gönle Allah’ı tazim ve yaratılanlara şefkat ve merhamet duygularını
egemen kılmaktır


Gönül huzuru; herkesin aradığı ama her arayanın her zaman bulamadığı bir
değerdir Çünkü çokları bir inci mesabesinde olan gönül huzurunu hiç
olmayacak yerlerde aramaktadır


Aslında gönül huzuru, neyin nerede aranacağını bilmek, aradığını bilince de bulduğunun farkına varmaktır



ALINTI..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
~~GÖNÜL HUZURU~~
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
UlkuGulu.Hareket-Forum.Net :: Dinimiz İslamiyet :: İslamiyet, Dini Konular-
Buraya geçin: